Kütahya Osmanlı Kültürünü Yayma ve Yaşatma Derneği okyay derneği

Pandemi’nin Düşündürdükleri Ezilen Halkların Feryadı

Anasayfa » Güncel Olayların Yorumları » Pandemi’nin Düşündürdükleri Ezilen Halkların Feryadı
share on facebook  tweet  share on google  print  

Pandemi’nin Düşündürdükleri Ezilen Halkların Feryadı

"Güncel Olayların Yorumları" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

Pandemi’nin Düşündürdükleri

Ezilen Halkların Feryadı

Kasım 1919 ‘da ilk defa Çinde görülen Covid-19 Virüsü tüm dünyada yayılmaya devam ediyor. Tüm tedbirlere rağmen milyonlarca insana bulaştı. Bu güne kadar yaklaşık üç milyon insan vefat etti. Çok enteresandır. Virüs bulaşan insanların bir kısmı farkına bile varamıyor. Tespit edilenlerin bir kısmı evinde gördüğü basit tedavi ile iki, üç haftada virüsü vücudundan atıyor. Hastaların % 9-10 oranına tekabül eden bir kısım, nefes alma zorlukları yaşayarak hastanelere kaldırılıyor. Bunların yaklaşık yarısı tüm gayretlere rağmen kurtarılamıyor.

Aşılama işleri devam ediyor. Ülkemiz bu konuda oldukça mesafe aldı. Aşı ücretsiz olunca izdiham yaşanacak diye endişe ediyordum. Sağlık Bakanlığınca yapılan planlı bir düzenleme ile hiçbir izdihama meydan vermeden oldukça yol alındı. Kendilerini tebrik ediyorum. Ülkemizin Pandemi mücadelesini tüm dünya takdir ediyor. Virüsün İngiliz versiyonu’nun pik yapması hariç, her şey iyi gidiyordu. Bu salgın galiba kolay bitmeyecek.

Şuraya gelmek istiyorum. Bunu birkaç defa yazdım. Tekrar etmek istiyorum. Bu virüs, bu güne kadar nerede idi. İnsanlara bulaşmak için neden bu zamanı seçti. Şimdiye kadar böyle bir Pandemi oldu mu? İnternetten araştırdım. Dünya 1918 yılında böyle bir salgın yaşamış. Birinci dünya savaşının yaşandığı dönemde, bir sene içinde beş milyon insan ölmüş. Nereden kaynaklandığı tam tespit edilemeyen bu hastalığa “İspanyol gribi” adı verilmiş. Dünya savaşının bitirilmesinde etken olmuş. Bir sene sonra kendiliğinden kaybolmuş. Covid-19 da bunun benzeri, 1,5 seneyi buldu. Fakat yakında bitecek gibi değil, yayılmaya devam ediyor.

Zengin ülkeler bulunan aşıları kullanıyor.  Küçük fakir ülkeleri düşünen yok. Oralarda kaç kişinin öldüğü belli değil, aşının da ne kadar koruduğu da bilinmiyor. Bu hastalığı atlatıp, bağışıklık kazananların bir müddet sonra tekrar hastalığa yakalandıkları görüldü. O zaman aşının da uzun zaman koruyamayacağı anlaşılıyor. Eskiden tesettür ile başını kapatanlar tenkit ediliyordu. Şimdi herkes maskeli, kimin, kim olduğu beli olmuyor. Sosyal bir varlık olan insan, sosyal mesafe tedbirine itiraz ediyor. Sınırlamalar kalkınca herkes kendisini dışarı atıyor. Sonra ikinci ve üçüncü dalga adı verilen virüs yayılmaları yaşanıyor. Şu anda günlük vakalar kırk bini geçti.

Esnafımızın hali perişan, devletin sınırlı desteği ile ayakta kalmaya çalışılıyor. Peki, bu Pandemi ne kadar sürecek. Kış mevsimi bitmek üzere, yazın virüs biter diye düşünülüyor. Geçen sene yaz sezonunda, hastalığın azalması bekleniyordu. Yazın turistler gelecek ama virüsün yeni sürümleri de, gelecek. Camilerimizde durum iç açıcı değil, eskiden hocalar saflarınızı sıkılaştırın derdi. Şimdi aranızda bir metre mesafe olsun. Diyorlar. Kabe’de tavaf başladı. Asker gibi aralıklı tavaf ile insanlar konuşmadan, Müslümanlar nasıl kaynaşacak.

Önceki yazılarımda söylemeye çalıştım. Bu Pandemi Allah’ın bir intihanı, Allah’ı unutan, masumları ezen ve diktatör sömürgeciler için bir azap olduğu çok açık. Birinci Dünya savaşında Hıristiyan Avrupa devletleri hasta adam olarak niteledikleri Osmanlıyı bitirmek, İslam ülkelerini parçalamak için ittifak yapmışlardı. Osmanlı himayesindeki kavimler tahrik edilerek başarılı oldular. İslam birliği kalmadı. Günümüz Arap devletlerinin çoğu, kendilerini savunan Osmanlının varisi Türkiye’ye düşmanlık için emperyalistler ile işbirliği yapılıyor. İslam birliği sabote ediliyor. Kendi kuyularını kazıyorlar. Bu ihanetler Allah’ın gazabının uzamasına sebep oluyor.

9/TEVBE-126: E ve lâ yerevne ennehum yuftenûne fî kulli âmin merreten ev merreteyni summe lâ yetûbûne ve lâ hum yezzekkerûn (yezzekkerûne).

Ve onlar, senede bir veya iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tövbe etmiyorlar (Allah'a yönelmiyorlar) ve onlar zikir yapmıyorlar (Allah'ın ismini ardarda tekrar etmiyorlar).

Emperyalist Batı, İslam ülkelerini koruyan Osmanlıyı yıktıktan sonra, varisi olan Türkiye’yi siyasi ve ekonomik bitirmek için yıllarca uğraştı. Ancak hamd olsun. Anadolu evliyaları ile masumların duası sayesinde bunu başaramadılar. Batının emperyalist emelleri, son yıllarda açıkça ortaya çıktı. Yıllarca müttefik olarak hizmet verdiğimiz batı, komünizm kalmayınca, İslam düşmanı oldu. Bölücü terör örgütlerini organize edip, destek verdikleri artık saklanmıyor. Yıllarca herkesi demokrasi maskesi ile kandıran bu emperyalistler, şimdi Türk düşmanlığı yapıyor. Ülkemiz Avrupa birliğinden dışlanıyor. Parasını ödediğimiz uçak ve silahlar verilmiyor. Demokrasi ilkeleri kimsenin umurunda değil. Bunların tek derdi,  İslam ülkelerinin petrol zenginliğini sömürmek.

Bunun için Irak-Kuveyt savaşı çıkarıldı.  Kuveyt’i kurtarma bahanesi ile ülkenin petrolleri kontrol altına alındı. İran-Irak savaşı çıkarılarak, Saddam diktatörü devrildi. Irak petrolleri de kontrol altına alındı. Libya petrolleri için Kaddafi yıkıldı. Yetiştirdikleri bir haini başa getirmek istiyorlar. Türkiye’nin Libya hükümetine destek vermesi planlarını suya düşürdü. Ülkemizin Libya, Suriye ve Irak’a müdahil olması emperyalistleri çılgına çeviriyor. 

Netice olarak, emperyalist batının karıştırdığı Afganistan, Filistin, Irak, Suriye, Yemen, Libya halkları perişan halde. Bu ülkelerden kaçan milyonlarca insan Avrupa’ya gelmemeleri için denizlere itiliyor. Aşağılanıyor. On milyonlarca kaçkın mülteci, soğuk kış ve kıyamette çamurlar içinde çadırlarda çile dolduruyor. Milyonlarca masum kadın ve çocuk, emperyalistler için beddua ediyor. Kâinatın yaratıcısı olan Allah’ın bu hukuksuzluğa sesiz kalmayacağı açıktır. İnanmayanlar olabilir, fakat bize göre bu Pandemi salgını Yüce Allah’ın bir gazabıdır

Müslüman toplumların çoğunluğu da Allah’ı unuttu. Sadece namaz kılmakla Müslüman olunmaz. İslam’ın temel Hedefi Vahdet, Tevhit ve Teslim’dir. Allah’ın birliğine inanan, her konuda ona teslim olmuş, bir İslam toplumu meydana getirmektir. Rabbimiz her şeyi görüyor. Emperyalistler ile işbirliği yapacaksın, diğer İslam ülkelerinin kuyusunu kazacaksın. Sonra biz Müslüman’ız diyeceksiniz. Kimse Allah’ı kandıramaz. Allah’ın azabı geldiğinde, masumlar da zarar görüyor.  İslam toplumlarının da, pandemi’den etkilenmesinin sebebi budur.

8/ENFÂL-25: Vettekû fitneten lâ tusîbennellezîne zalemû minkum hâssah(hâssaten), va'lemû ennallâhe şedîdul ikâb (ikâbi).

Ve sizden (içinizden), sadece zalim kimselere isabet etmeyen, onlara has (özel) olmayan (diğerlerine de isabet eden) fitneden sakının. (takva sahibi olun). Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu biliniz.

3/ÂLİ İMRÂN-160: İn yansurkumullâhu fe lâ gâlibe lekum, ve in yahzulkum fe menzellezî yansurukum min ba’dih(ba’dihi), ve alâllâhi fel yetevekkelil mu’minûn (mu’minûne).

Eğer Allah size yardım ederse, o zaman sizi yenecek yoktur. Ve eğer sizi yardımsız (yüz üstü) bırakırsa, ondan sonra size kim yardım eder. Öyleyse mü'minler, Allah'a tevekkül etsinler (Allah'a güvensinler).

Mübarek Ramazan gelmek üzere, geçen sene teravih namazı için camilerimize gidemedik. Yakınlarımız ve dostlarımızı iftara çağıramadık. Coşkulu iftar çadırları kurulamadı. Garip bir ramazan geçirdik. Diyanet bu ramazanda da Camilerde teravih kılınmayacağını, İftar çadırları kurulamayacağını açıkladı. Kâbemiz de tavaf yaklaşık bir sene durdu.  İslam tevhit ve kaynaşma yardımlaşma dinidir. Günümüzde herkes, bana virüs bulaşmasın diye birbirinden kaçıyor. Bu Pandemi ortamında tevhit nasıl sağlanacak. İslam toplumları da hatalarını anlayıp tövbe edip, Allah’a yönelmedikçe Allah’ın gazabının kalkacağını zannetmem.

Pandemi den İslam ülkelerinin masum vatandaşları da zarar görüyor. Ancak emperyalist batı toplumlarının durumu daha vahim, ABD ve Avrupa ülkelerinde kayıplar çok fazla, vatandaşlarını aşılayarak Pandemi den kurtulacakları sanılıyorlar. Allah’ın yanında maddi ve teknik gelişmişliğin bir önemi yoktur. Onlar emperyalist emellerinden vaz geçip, masumları ezmekten vaz geçmedikleri müddetçe, bu beladan kurtulabileceklerini sanmıyorum. Çamur içinde çile dolduran masumların feryatları kesilmeden, kimse Pandemi den kurtulamaz.

Müminlerin ve masumların sahibi Allah’tır. Onun için hep beraber Allah’a Dua edelim. Ey Yüce rabbimiz içinde bulunduğumuz bu mübarek günler, dostların hürmetine ülkemiz ve İslam âlemi üzerinden bu salgın belasını kaldır. Mübarek ramazanda Çadırlarda çile dolduran masumları sevindir. Sofralarını bereketlendir. Camilerimizde eskiden olduğu gibi sık saflar halinde kaynaşarak coşku ile birbirimize sarılarak teravih namazlarımızı kılmayı, zengin, fakir tüm insanlarımızın iftar çadırlarında kaynaşmasını bizlere nasip eyle.

Müslümanlar olarak seni unuttuk. Günahlarımız için tövbe ediyoruz. Tövbemizi kabul eyle, bizi af ve mağfiret eyle, İçimizdeki zalim ve münafıklarımız için hepimizi cezalandırma, onları da islah eyle, Sana yöneldik. Bizi sıratı müstakimine ulaştır. Bizleri sana hakkı ile teslim olan kullarından eyle, sana inanıyoruz ve sana güveniyoruz. Bizi kafir ve münafıklara karşı mahcup etme!. Bu vesile ile ülkemiz ve İslam aleminin mübarek ramazanlarını kutlar. İslam aleminin Pandemi den kurtulmasına vesile olmasını, bizi huzur içinde kadir gecesine ulaştırmasını dilerim.

lutfitumturk@hotmail.com                                                                                                   Lütfi TÜMTÜRK

Kaynak : Lütfi TÜMTÜRK
Tür : Diğer Tarih : 7.04.2021
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
Sayfa Ziyaret Sayacı
10.177