Kütahya Osmanlı Kültürünü Yayma ve Yaşatma Derneği okyay derneği

Allah’ın Nurunu Söndürmek İstiyorlar. Allah Nurunu Tamamlayacaktır.

Anasayfa » Güncel Olayların Yorumları » Allah’ın Nurunu Söndürmek İstiyorlar. Allah Nurunu Tamamlayacaktır.
share on facebook  tweet  share on google  print  

Allah’ın Nurunu Söndürmek İstiyorlar. Allah Nurunu Tamamlayacaktır.

"Güncel Olayların Yorumları" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

Allah’ın Nurunu Söndürmek İstiyorlar.

Allah Nurunu Tamamlayacaktır.

Dünya Pandemi ile boğuşurken, yaz gelse, sıcaklarda salgın hızını kaybeder diye bekleniyordu. Sıcaklar yükseldi. Temmuz’da elli dereceye yaklaşan sıcaklıklar yaşandı. Bu sefer orman yangınları başladı. Hasretle beklenen sıcaklar felaket getirdi. İnsanlar haftalar boyunca söndürülemeyen yangınlardan bunalınca, yağmur yağsa da yangınlar söner diye bir beklentiye girildi. Yağmurlar geldi. Pir geldi. Görülmemiş sel felaketleri yaşandı. Deniz kenarındaki şehirlerimizden, sadece Kastamonu ve Sinop’ta, yüzden fazla kayıp var. Bu felaketler ne zaman sona erecek. Yaşanmayan afet kalmadı. Tüm dünya felaketler ile boğuşuyor. Ülkemizde de, bu afetler eksik olmuyor. Bu afetlerin peş peşe olması, Allah’ın toplumlara bir mesaj iletmek istediği anlaşılıyor.  Yağmur duası gibi, topluca tövbeye mi çıkalım. Allah’a yönelirsek belki afetler durur.!

Toplumlar afetler ile uğraşırken, Afganistan’daki taliban, kargaşadan istifade ederek, ülke yönetimini ekle geçirdi. Afgan Kralı Zahir Şah’ın bir darbe ile indirilmesinden bu yana 50 sene oluyor. Yirmi sene Sovyetlerin kukla hükümetleri döneminde, kargaşa ve darbeler hiç bitmedi. Sovyetler otorite kuramayınca ülkeyi terk etti. Yaklaşık on sene Taliban ile mücahitlerin savaşı sürdü. Sonra Birleşmiş milletler adına Amerika devreye girdi. Afgan Kralını getirdi. Kukla hükümetler kurdu. Yirmi yılda iki trilyon dolardan fazla para harcadığı söyleniyor. Bir türlü huzuru getiremedi.  Sonunda o da pes etti.

Bu ABD ve Sovyetler Afganistan’dan ne istiyor. Bu süper güçler, hiçbir zaman Afganistan’da huzur sağlamaya çalışmadı. Amaçları, o topraklarda kendi egemenliklerini kurmak. Afganistan’ın zenginliklerini çalmak. Afganistan’da üç trilyon dolarlık değer biçilen lityum madenleri olduğu bildiriliyor. Sadece Bakır madenlerini işletmek için ABD üç Milyar dolar vermiş. Sömürüyü kukla hükümetler ile hayata geçirmek istediler. Ele geçirilmesi zor olan, Afgan coğrafyasında, batının pisliklerinden uzak, özgür yaşamaya alışkın Afgan halkı, bu emperyalistlerle hiçbir zaman boyun eğmedi. Modern teknolojilere basit silahlar ile karşı koydular.

Bu sebeple özgürlük ateşi elli sene canlı kalabildi. Fakat olan, masum Afgan halkına oldu. Kargaşadan bıkan halk ülkeden kaçmak için her şeyi yaptı. 32 Milyon Peştun, Tacik, Hazara ve Özbek nüfusun, en az on milyonu başta Pakistan olmak üzere dünya’nın dört bir tarafında sefilleri yaşıyor. Müslüman olan bu insanların çektikleri kimsenin umurunda değil. Batı ülkeleri mülteci kabul etmiyor. Pakistan ve Türkiye bu sığınmacılar için ellerinden geleni yapıyor. Fakat onların da boyunu aştı. Ülkede kalanlar yeni Taliban yönetiminin zulmünden çekiniyor.

ABD ve Rus yönetimi burada hâkimiyetlerini sürdürebilmek için birçok mücahit örgütleri kurmuştu. Bunların hiç biri istenilen uşaklığı beceremedi. Özgürlüğe alışkın Afgan halkı sosyalizmi de, kapitalizmi de ret etti.  Taliban, El kaide, PKK, PYD. FETÖ ve benzeri ihanet kuruluşlarının hepsi batı tarafından kurulmuş. Donatılmış terör örgütleridir. Bunlardan sadece El kaide, DEAŞ ile Taliban ABD sömürgeciliğine karşı mücadele vermeye çalıştı. Ebubekir el Bağdadi’nin liderliğinde kurulan, başlangıçta dünya halklarından destek alan DEAŞ, İslam’a yakışmayan eylemleri ile herkesin nefretini kazandı. İslam’ın yüz karası oldu. Kendini bitirdi.

Taliban’ın kurucusu olan Molla Ömer’in, DEAŞ’ın kurucusu Ebubekir El Bağdadi gibi yıllarca Guantanamo hapishanesinde yıllarca çile doldurduğu biliniyor. Bu örgütlerin başlangıçta, İslam toplumlarına karşı kullanmak üzere donatıldıkları biliniyor. Ancak, Usame bin Ladin liderliğindeki El Kaide’nin, batı emperyalizmine karşı eylemler yapınca, ABD ve batı ile ilişkileri koptu. Ebubekir el Bağdadi ve Usame bin Ladin pusuya düşürülerek öldürüldü. Örgütleri dağıldı. ABD, Afgan coğrafyası sebebi ile Taliban’ı bitiremedi. Onlarla anlaşma yapmak zorunda kaldı. 1997 lerde Afganistan’da hakimiyet sağlayan eski Taliban’ın, Afgan halkına karşı ayrımcılık yaptığı, bazı gruplara zulüm yaptığı için, yeni Taliban’a da şüphe ile bakılıyor. Yeni Taliban ilk olarak resmi ve sivil vatandaşlar için af ilan etti. Bu sebeple Afgan halkına karşı daha ılımlı davranış sergilemesi bekleniyor.

Sömürgeci batı, bu yenilginin peşini bırakmayacak, İslam ülkelerini karıştırmaya devam edecektir. Bunun için Irak ve Suriye’de PKK ve PYD terör örgütlerini, Libya’da General Hafter ile oluşturdukları paralı askerleri ile ihanetlerine devam edeceklerdir. Her toplumda, kendi halkına ihanet edecek satılık uşaklar maalesef bulunuyor. Ancak batının hesap edemediği bir gerçek var. Kainatın yaratıcısı olan Allah her şeyi görüyor. Bu asırda masumlara yapılan zulmü karşılıksız bırakmayacaktır. Yaşanan Pandemi, deprem, yangın ve sel felaketleri bunun habercisidir. Bu zulümler bitmeden, mazlumların ahı dinmedikçe yeni afetler yaşanacağını tahmin etmek zor değildir. Allah masum Müslümanların yardımcısı olsun. Bu Konuda şu ayetleri paylaşmak istiyorum.

9/TEVBE-32: Yurîdûne en yutfîû nûrallâhi bi efvâhihim ve ye'ballâhu illâ en yutimme nûrehu ve lev kerihel kâfirûn (kâfirûne).

(Onlar) ağızları ile Allah'ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemez.

9/TEVBE-33: Huvellezî ersele resûlehu bil hudâ ve dînil hakkı li yuzhirehu aled dîni kullihî ve lev kerihel muşrikûn (muşrikûne).

Resûl'ünü müşrikler kerih görseler de, hidayetle ve hak dîn ile (bu dîni) bütün dînler üzerine izhar etmesi (hak dîn olduğunu ispat etmesi) için gönderen odur.

Görüldüğü gibi Allah, İslam düşmanlarının niyetini biliyor. Ne yaparlarsa yapsınlar. Allah’ın vadi var. Nurunu tamamlayacaktır.  Halen batıda Hıristiyan bağnazlığı hüküm sürüyor. İslam ülkeleri ve Müslümanlar dünyadaki terör eylemlerinin müsebbibi olarak gösteriliyor. Başta. ABD ve Fransa olmak üzere batı ülkelerinde Müslümanların inançlarını özgür şekilde yaşayabilmelerini engelleyen yasalar çıkarılıyor. Böylece Müslümanların aralarında asimile olmaları isteniyor. Hâlbuki Hz. Peygamberimiz zamanında Yahudilere inançlarını özgürce yaşama imkânı verilmişti. Osmanlı ve diğer İslam ülkelerinde de, Hıristiyan azınlıklara hiçbir zaman zorluk çıkarılmadı.  Kiliseleri onarıldı. İbadetleri kolaylaştırıldı. İslam’da semavi dinlere olumsuz bakılmaz. 

Fakat bağnaz batı, inanç özgürlüğünü siyasete alet ediyor. Avrupa birliği Hıristiyan kulübü oldu. Onun için ülkemizin üyeliğine sıcak bakılmıyor. Bunu açıkça söyleyenler var. Yukarıdaki ayette, resulünü hak dini açıklamak üzere görevlendirildiği açıklanıyor. Yaşanan İslam düşmanlığı belki gerçeklerin açıklanmasına sebep olacak. Nitekim Allahû Teâlâ aşağıdaki ayette şer zannettiklerinde hayır vardır. Siz bilmezsiniz Allah Bilir. Diyor.  

2/BAKARA-216: Kutibe aleykumul kitâlu ve huve kurhun lekum, ve asâ en tekrehû şey’en ve huve hayrun lekum, ve asâ en tuhıbbû şey’en ve huve şerrun lekum vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn

Savaş, o sizin için kerih olsa da (hoşunuza gitmese de) üzerinize farz kılındı. Ve hoşlanmayacağınız bir şey olur ki, o sizin için bir hayırdır. Ve seveceğiniz bir şey olur ki, o sizin için bir şerdir. Ve Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Salgın hastalık, deprem, yangın, sel felaketlerinin hepsi Allah’tandır. Allah’ın sünneti budur. Yoldan çıkan kullarını Resül göndererek davet ettiği gibi, ıslahı mümkün olmayan kavimleri, toplumları afetler ile uyarıp, tövbe etmeyenleri cezalandığı biliniyor. Tabii afetleri böyle yorumlamamızdan rahatsız olanlar olabilir. Ancak, Allah böyle diyor. Bu söylediklerimiz inananlar içindir. Biz inanıyoruz. İnanmayanlara sözümüz yok.

20/TÂHÂ-16: Fe lâ yesuddenneke anhâ men lâ yu’minu bihâ vettebea hevâhu fe terdâ.

Öyleyse ona (kıyâmet saatine), inanmayanlar ve hevesine (nefsinin afetlerine) tâbî olanlar, sakın seni ondan (kıyâmet gününe îmân etmekten) alıkoymasın. O taktirde sen (de) helâk olursun.

9/TEVBE-126: E ve lâ yerevne ennehum yuftenûne fî kulli âmin merreten ev merreteyni summe lâ yetûbûne ve lâ hum yezzekkerûn(yezzekkerûne).

Ve onlar, senede bir veya iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tövbe etmiyorlar (Allah'a yönelmiyorlar) ve onlar zikir yapmıyorlar (Allah'ın ismini ardarda tekrar etmiyorlar).

Allah, kullarını senede bir veya iki defa imtihan ediyor. Çağımızda yaşanan olaylar. Dünya’nın bir yerlere doğru ilerlediğini gösteriyor. Ozan tabakasının delinmesi, kutuplardaki buzların erimesi, Sıcakların artması, İklimlerin değişmesi, denizlerin kirlenmesi, gibi önlemeyen olaylar bunu anlatıyor.  Olaylar Allah’ın kontrolü altındadır.

30/RÛM-60: Fâsbir inne va’dallâhi hakkun ve lâ yestahıffennekellezîne lâ yûkınûn(yûkınûne).

 

Öyleyse sabret, muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır. Ve yakîn hasıl etmemiş olanlar (kesin bilgi sahibi olmayanlar), sakın seni hafifliğe sürüklemesinler.

Allah yarattığı her şeyi, kullarının emrine, istifadesine vermiş. İstediği tek şey kullarının dünya’da mutluluğu yaşaması ve ahirette de cenneti hak etmesidir. Ancak, insanlar mutluluğu olması gereken yerin dışında her yerde aramalarına rağmen bulamıyorlar. Allahsız bir mutluluk mümkün değildir. Yukarıdaki ayette açıklandığı gibi insanlar hangi olayların hayır veya şer olduğunu bilmiyor. Allah, hangi olayların hayır ve şer olduğunu açıklayan kitaplarını ve bu kitapların öğretmenleri olan resullerini her zaman ve mekânda görevlendirmiş.

Biz düşen şey Allah’a yönelip, bu resuller veya onların varisi olan bir Allah dostuna ulaşmak. Bunu temin için bir Cuma akşamı hacet namazı ile Allah’tan kur’ân öğretmenini (Mürşit) sormak. Ruhsal olarak ona yakın olmayı dilemek. Allah kendisine yönelen kulunun elinden tutup bir dostuna ulaştırıyor. Kişi onun rehberliğinde dünya ve ahiret mutluluğunu yakalıyor. Allah bizi çok seviyor. Mutlu olalım diye bizi dünyaya getirmiş.

Allah Nebilerini, onların olmadığı zamanlarda veli resullerini her zaman ve mekanda görevlendirmiş. Nisa-59. Ayette ihtilafa düştüğünüz konuları Allah ve resulüne götürün. ”Enbiya-7 ve Nahl-43 ayette bilmiyorsanız zikir ehline sorun. Diyor. Fakat insanlar biz biliyoruz, diye. kainatın düzenini bozuyor. Allah da yukarıdaki Tevbe-32-33. Ayetlerde, hidayet çağında resulümü gönderdim. O dinler arasındaki ihtilafı çözecek, gerçekleri insanlara öğretecek. Nurumu tamamlayacak demek istiyor. Yüce rabbimizin savaşların bittiği mazlumların huzura kavuştuğu barış günlerini bize de göstermesi dileği ile konumuzu tamamlayalım. İns.

26 Ağustos 2021

lutfitumturk@hotmail.com.                                                                             Lütfi TÜMTÜRK     

Kaynak : Lütfi TÜMTÜRK
Tür : Diğer Tarih : 29.08.2021
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
Sayfa Ziyaret Sayacı
10.178